Sagopa Kajmer - Bulun

parayı veren düdüğü çalar
düdüksüz kalmış düttürü dünyadaki oyuna muhtaç masum çocuklar
yatak odalarında bomba patlar sen naber
kulaklarında kurşun çınlar sen naber
düşünden düşmüş hayallerini kırmış huzru sakatlanmış ağlarken ölmüş
haberleri seyretmedin mi insanlık kaçmış
bulana etrafı ırmaklarla dolu cennet varmış
yazmalardan cayma vaktidir kağıttan çıkıp ruha konma vaktidir
ve bil şamardan öte yumruk olma vaktidir
susansa onun dilinin kopma vaktidir açıp ağzı gözü yumma vaktidir
şu koca şehriyağmaladım da öfkemi yine de dindiremedim
sessiz kalan dillilere oyuncak olan pillilere hiç yağmadan gürleyene
her şeyi görüp gördüklerini körleyene çabası gerçek olmayanlara kaf-kef


banabir çiçek bulun solmayan
bir yer bulun güneşi batmayan
bir dil bulun yalanı olmayan
bir yoldayız dönüşü olmayan

bak geride bıraktıklarımdan ıleride beni bekleyen varacaklarıma
dosdoğru sürerken ben 78 model arabamı camdan savuruyorum
söz dolu yaprakları bak siyah satır başları
bak kağıtlar üzerinde askerlerim var sakın
seni deşmeye geliyorlar siper al gövdeni sakın
eğriysen eğrisin bana en doğru tavrını takın
muradım yiğidim aslanım orda yatıyor bakın
sago rapin olgun zürefası tepeden ızler alemi kafası
sözler hislerimin müdafası ve ben dağların himalayası
bu dağ gibi adamın sözleri kayası harbi türk mayası
olmadan olmuyor hüküm cürüm matem
bir giden bin ağlatır bizim pınar kurur
koca çınar devrilir dalları gözüne girer
bir dualık kalbin çürür işit bak sago ne der

banabir çiçek bulun solmayan
bir yer bulun güneşi batmayan
bir dil bulun yalanı olmayan
bir yoldayız dönüşü olmayan